İçeriğe geç

Balkanlar'ın gündemi beş dilde.

Kırım Geray'ın Bağımsızlık Arayışını Tarihçi Kemal Anlattı

Kırım Tatar tarihçi Elvira Kemal, Kırım Geray'ın hükümdarlığını değerlendirdi. Han'ın ekonomik bağımsızlık, mimari reformlar ve Prusya ile ittifak arayışlarını anlattı.

·

Kırım Geray'ın Bağımsızlık Arayışını Tarihçi Kemal Anlattı

Kırım Tatar tarihçi Elvira Kemal, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği röportajda, 18. yüzyılda Kırım Hanlığı'nın siyasi, ekonomik ve kültürel hayatına damga vuran Kırım Geray'ın hükümdarlığını değerlendirdi. 1758-1764 ve 1768-1769 yıllarında tahtta bulunan Kırım Geray'ın, kısa süren saltanatına rağmen Bahçesaray'ın mimari görünümünden hanlığın ekonomik politikalarına, Avrupa devletleriyle yürütülen diplomatik temaslardan Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilere kadar geniş bir alanda etkili olduğunu belirten Kemal, onun yalnızca bir hükümdar değil, devletin bağımsız hareket etme kapasitesini artırmaya çalışan bir reformcu olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

QHA Kırım Haber Ajansı'nda yayınlanan habere göre, Kırım Geray'ın hükümdarlığı, Bahçesaray'ın mimari tarihinde önemli bir döneme karşılık geliyor. Kemal'in ifadesiyle, "Kırım Geray'ın hükümdarlığı kısa sürdü ancak Bahçesaray'ın görünümünde, tahtta onlarca yıl kalan birçok handan daha fazla iz bıraktı." Bu dönemde Osmanlı ve Kırım mimari geleneklerinin Avrupa'da moda olan rokoko üslubuyla birleşmesi sonucunda "Kırım rokoko" olarak adlandırılan yeni bir mimari anlayış ortaya çıktı. Hafif ve süslemeci özellikleriyle öne çıkan bu üslup, hanlık başkentinin kültürel kimliğinin önemli bir parçası hâline geldi.

Kırım Geray döneminin en tanınmış eserlerinden biri, 1764 yılında inşa edilen Dilara Bikeç Türbesi oldu. Hakkında günümüzde de çok sayıda efsane anlatılan bir kadının anısına yapılan türbe, Bahçesaray'ın tarihî mirasının dikkat çekici örnekleri arasında yer aldı. Bu dönemde taşınan Selsebil Çeşmesi de daha sonra "Gözyaşı Çeşmesi" adıyla tanındı. Yaklaşık yarım yüzyıl sonra Aleksandr Puşkin'in şiirine konu olan çeşme, zamanla hanlık başkentinin en bilinen simgelerinden birine dönüştü. Kırım Geray döneminde ayrıca "Yeşil Cami" inşa edildi ve halkın gezip dinlenmesi için "Açılma Bahçe" adlı bir bahçe düzenlendi.

Kırım Geray'ın hedefleri mimari ve kültürel yatırımlarla sınırlı değildi. Han, tarımsal üretimi artırarak ve yeni ticaret yolları oluşturarak Kırım Hanlığı'nın ekonomik hareket alanını genişletmeye çalıştı. Kemal, Kırım Geray'ın ekonomi politikasını şöyle anlattı: İç politikada, Osmanlı İmparatorluğu'na daha az bağımlı bir ekonomi kurmaya çalışıyordu. Kuzey Karadeniz bölgesindeki Nogay bozkırlarında tarımın geliştirilmesiyle ilgilendi ve oldukça iyi tahıl hasatları elde etti.

Üretimdeki artış, Kırım tahılının aracı olmadan doğrudan deniz yoluyla başka pazarlara ulaştırılmasını öngören bir liman projesini de gündeme getirdi. Günümüzde Ukrayna'nın Herson bölgesinde bulunan Berıslav yakınlarındaki Gazi Kermen çevresinde kurulması planlanan limanın, Kırım tahılının İstanbul da dâhil olmak üzere farklı pazarlara doğrudan gönderilmesini sağlaması amaçlanıyordu. Kırım Geray, hanlığın dışarıdan gelen ham maddelere bağımlılığını azaltmak için de girişimlerde bulundu. Kırım ve Kafkasya dağlarında cevher ve değerli metal kaynakları arayan han, devletin ihtiyaç duyduğu mineral ham maddelerini kendi kaynaklarından karşılamanın yollarını araştırdı.

Kemal, Kırım Geray'ın bu girişimlerini değerlendirirken şu ifadeleri kullandı: İnşaat faaliyetleri, tarım politikası, ham madde arayışı ve aktif diplomasi, 18. yüzyılın bir hükümdarı için alışılmışın dışında bir bileşimdir. Kırım Geray'ı yalnızca başka bir han olarak değil, devlete İstanbul'dan bağımsız bir dayanak kazandırmaya çalışan bir reformcu olarak değerlendirmemizi sağlayan da tam olarak budur.

Tarihçi Kemal'in anlattıklarına göre, Kırım Geray'ın dış politikasında Prusya ile ilişkiler önemli bir yer tuttu. Ancak Kırım Hanlığı'nın Avrupa devletleriyle diplomatik temasları bu dönemde başlamamıştı. Hanlık, Danimarka, Fransa, Lehistan-Litvanya Birliği, İsveç, Prusya ve Avusturya gibi devletlerle uzun süredir ilişkiler yürütüyordu. Brandenburg ile Kırım Hanlığı arasındaki temaslar en az 1599 yılına kadar uzanıyordu.

Kırım Geray ile Prusya Kralı Friedrich arasındaki ilişkiler hakkındaki bilgilerin önemli bir bölümü, Theodor Mundt'un "Kırım-Giray, Büyük Friedrich'in Müttefiki: Rusya ile Türkiye Arasındaki Çatışmaların Önsözü" adlı eserinden geliyor. Bununla birlikte Kemal, bu kitabın birincil kaynak olmadığını, yazarın Prusya'dan Kırım'a gizli bir görevle gönderilen genç subay Karl-Alexander von der Goltz'un hatıralarından da yararlandığını belirtti. Söz konusu kaynağa göre Kırım Geray, henüz han olmadan, 1750 yılında Bucak Ordası seraskeri olduğu dönemde Friedrich ile iş birliği kurmaya başlamıştı.

Kemal, bu yakınlaşmanın arka planını şöyle açıkladı: Kırım Geray, Rusya'nın giderek genişleyen nüfuzunun doğuracağı sonuçları anlıyordu ve bu nedenle müttefik arıyordu. Ayrıca 1735-1739 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rusya İmparatorluğu'nun Kırım'ı tahrip etmesinin intikamını almak istiyordu. Diplomatik temaslar 1761 yılında somutlaştı. Kırım Geray'ın berberi Mustafa Ağa başkanlığındaki Kırım heyeti Prusya'ya gönderilirken, Karl-Alexander von der Goltz'un da yer aldığı Prusya heyeti Kırım Hanlığı'na geldi. O dönemde Bahçesaray'da Fransız ve Rus ajanları da bulunuyor, bu kişiler hanlık sarayındaki güç dengelerini çeşitli şekillerde etkilemeye çalışıyordu.

Ancak Prusya ile ittifak arayışı, Avrupa'daki siyasi gelişmeler nedeniyle sonuçsuz kaldı. Ocak 1762'de Rus tahtına çıkan 3. Petro, Prusya Kralı Friedrich'e duyduğu hayranlık nedeniyle Rusya'yı Yedi Yıl Savaşı'ndan çıkardı ve Prusya ile barış yaptı. Kemal, bu gelişmenin ittifakın temelini ortadan kaldırdığını belirterek, "Kırım, Rusya ile savaşmaya hazırlanırken Rusya artık Prusya'nın düşmanı olmaktan çıkmıştı. Böylece ittifak, en önemli gerekçesini kaybetti." dedi. Kırım Geray, Prusya ile ilişkilerin yanı sıra Lehistan-Litvanya Birliği'ndeki siyasi gelişmeleri de yakından takip ediyordu. Han, Rusya yanlısı bir aday olan Stanisław Poniatowski'nin tahta çıkarılmasını istemiyordu.

Kırım Geray'ın siyaseti, Osmanlı İmparatorluğu'na resmî bağlılığını sürdürürken kendi kararlarını alabilme çabası üzerine kuruluydu. Bu yaklaşımın arka planında, Osmanlı yönetiminin öncelikleriyle Kırım Hanlığı'nın güvenlik kaygıları arasındaki farklılıklar bulunuyordu. Kemal, dönemin güç dengelerini şu sözlerle değerlendirdi: Osmanlı İmparatorluğu, Rusya İmparatorluğu ile normal ilişkileri korumaya, Kırım Hanlığı'nın güçlenmesinden duyabileceği endişeden daha fazla önem veriyordu. Osmanlı'nın o dönemdeki çıkar alanı Avrupa ve İran'daydı.

TürkAta Haber Ajansı

Kaynak: QHA Kırım Haber Ajansı

Daha fazla: Kültür