Emre Kartal'dan TDT'ye Devletsiz Türkler Vurgusu
Ankara'da düzenlenecek 13. Zirve öncesinde konuşan doktorant Emre Kartal, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 'devletsiz Türkler' olmadan bir dünya inşa edemeyeceğini belirterek, teşkilatın kültürel temsil ve insan hakları sorunlarına odaklanması gerektiğini vurguladı.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirve Toplantısı, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Türkiye'nin başkenti Ankara'da yapılacak. Dönem başkanlığının Türkiye'ye devredileceği bu kritik toplantı öncesinde, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü doktorantı Emre Kartal, teşkilatın geçmişten bugüne uzanan gelişim sürecini, zirvede masaya yatırılacak başlıkları ve gelecekteki olası rollerini değerlendirdi.
QHA Kırım Haber Ajansı'nda yayınlanan habere göre, Kartal, TDT'nin yalnızca bağımsız devletler arasındaki iş birliğini değil, farklı ülkelerde yaşayan Türk topluluklarının kültürel temsili ile insan hakları meselelerini de gündemine alması gerektiğini ifade etti. Kartal, Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği döneminde Türklerin bir araya gelmesinin 'pantürkizm suçu' olarak nitelendirilip cezalandırıldığını hatırlatarak, bu süreçte Kırım Tatarları başta olmak üzere birçok aydının ağır bedeller ödediğini kaydetti. Kartal, etnik temizlikten bağımsız devletlerin iş birliğine uzanan yüzyıllık sürecin Türk dünyası için büyük bir kazanım olduğunu, ayrıca kimlik bağlamında parçalama projelerine rağmen bugün devletlerin kendilerini 'Türk devletleri' olarak tanımlayabilmesinin ortak kimlik bilincinin gücünü gösterdiğini belirtti.
Bu yılki zirvenin dijital gelişim, teknolojik entegrasyon ve yapay zekâ gibi konulara odaklanacağını aktaran Kartal, güvenlik, ekonomi ve Özbekistan meclisinde onaylanan ortak alfabe meselesinin de görüşüleceğini dile getirdi. Zirvenin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki müttefiklik bağlarını pekiştireceğini vurgulayan Kartal, dışarıdan gelen provokasyonlara rağmen iki ülke arasındaki dayanışmanın benzersiz olduğunu ve dönem başkanlığının devrinin bu birlikteliği simgeleyeceğini söyledi.
Uluslararası ilişkilerde inşacı yaklaşım çerçevesinde kimliğin çıkarları şekillendirdiğini belirten Kartal, Türk dünyasının sadece bağımsız devletlerden ibaret olmadığını vurguladı. İran (Güney Azerbaycan), Kırım, Suriye, Irak, Moldova (Gagavuzya) ve Doğu Türkistan gibi bölgelerdeki Türk topluluklarının ortak kimliğin ayrılmaz parçası olduğunu ifade eden Kartal, TDT'nin bu topluluklara yönelik daha somut adımlar atması gerektiğini kaydetti. Kartal, geçmişte Kırım Tatarları ve Irak ile Suriye'deki Türk topluluklarına yapılan bildirilerdeki atıfların uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Türk Devletleri Teşkilatı, 'devletsiz Türkler' olmadan bir dünya inşa edemez. Kimliğini ileriye taşıyamaz. Çünkü tamamen realist paradigmanın içerisine sıkışmış olur" dedi.
TDT'nin gelecekteki kurumsal yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kartal, Avrupa Birliği (AB) modelinin krizlerle karşı karşıya olduğunu ve teşkilatın, ulus devletlerin egemenliğini esas alan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) modeline daha yakın durması gerektiğini savundu. Ortak vize rejimi, suçluların iadesi, gümrük birliği, ortak alfabe ve ortak tarih yazımı gibi spesifik alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesinin öncelikli olduğunu ekledi. Kartal ayrıca, üye ülkelerde demokrasi ve basın özgürlüğü sorunlarının ele alınması gerektiğini, sivil toplum ve medyanın ortak kimlik bilincinin gelişiminde kritik rol oynadığını belirterek, Kırım Haber Ajansı'nın Türk dünyasındaki gelişmeleri geniş kitlelere ulaştırmasındaki önemine dikkat çekti.
TürkAta Haber Ajansı
Kaynak: QHA Kırım Haber Ajansı





